Şu kullanıcı olarak giriş yapıldı:
filler@godaddy.com
Şu kullanıcı olarak giriş yapıldı:
filler@godaddy.com

TULIP Sürdürülebilirlik Merkezi, 2002 yılında Şafak Özsoy tarafından, sürdürülebilirlik yaklaşımının iş süreçlerine ve yönetim sistemlerine entegre edilmesi amacıyla kurulmuştur.
24 yıllık kurumsal geçmişimiz ve 40 yılı aşkın sanayi, yönetim ve sürdürülebilirlik deneyimimiz boyunca çevre, kalite, iş sağlığı ve güvenliği, iklim değişikliği, karbon, su, enerji, sürdürülebilirlik, afet ve acil durum yönetimi, dirençlilik ve raporlama alanlarında geliştirdiğimiz bilgi ve deneyimi kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla paylaşmaktayız.
Bugün TULIP'in çalışma yaklaşımı, klasik sürdürülebilirlik anlayışının ötesine geçerek kurumların iklim risklerini anlaması, dirençliliklerini güçlendirmesi, net sıfır dönüşümünü planlaması ve geleceğe hazır hale gelmesi üzerine kuruludur.
TULIP için iklim değişikliği yalnızca çevresel bir konu değil; strateji, finans, operasyon, tedarik zinciri, yatırım, rekabet gücü ve kurumsal devamlılığı doğrudan etkileyen bir dönüşüm alanıdır.
Bu nedenle kurumların; iklim risklerini belirlemesine ve yönetmesine, dirençlilik ve uyum kapasitesini geliştirmesine, emisyonlarını azaltarak net sıfır yolculuğunu planlamasına, sürdürülebilirlik ve iklim performansını ölçmesine, TSRS ve uluslararası raporlama gerekliliklerine hazırlanmasına ve uzun vadeli değer yaratan geleceğe hazır organizasyonlara dönüşmesine
destek oluyoruz.
Sürdürülebilirlik alanındaki gelişmeleri yalnızca takip etmekle kalmıyor; bilimsel bilgi, uluslararası standartlar, sanayi deneyimi ve uygulama tecrübemizi bir araya getirerek kurumların kendi dönüşüm süreçlerine uyarlıyoruz.
Sistem düşüncesi ve bütüncül yaklaşım, TULIP'in çalışmalarının temelini oluşturmaktadır. Çevresel, sosyal ve ekonomik boyutları birbirinden bağımsız değil, kurumun bütünsel yapısının parçaları olarak ele alıyor; sürdürülebilirlik, iklim ve dirençlilik hedeflerinin iş süreçlerine entegre edilmesini sağlıyoruz.
TULIP'in bugünkü Climate Transformation yaklaşımı, 2002 yılında başlayan ve her dönemin yeni ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde gelişen 24 yıllık bir deneyimin sonucudur.
TULIP Sürdürülebilirlik Merkezi, sistem yaklaşımının iş süreçlerine entegrasyonu kapsamında eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermek amacıyla Şafak Özsoy tarafından kuruldu.
TULIP adı, Anadolu'da lalenin zarafetini ve zorlu koşullara rağmen varlığını sürdürebilme gücünü temsil eden Anadolu lalesinden esinlenmiştir. Bu anlam, zaman içinde TULIP'in değişime uyum sağlayan, dirençli ve sürdürülebilir yapılar oluşturma vizyonuyla bütünleşmiştir.
TULIP, Türkiye'de Kurumsal Sosyal Sorumluluk konusunda sanayiye yönelik ilk eğitim programlarından birini geliştirerek sürdürülebilirlik yaklaşımının iş süreçlerine entegrasyonu konusunda çalışmalarına başladı.
Bu program, 2017 yılında Kurumsal Sürdürülebilirlik Sertifika Programı'na dönüştürüldü.
2004 yılında kurumsal acil müdahale yaklaşımını iş süreçlerine dahil eden TULIP, afet ve acil durum yönetimi, risk değerlendirmesi ve müdahale planlaması alanlarında çalışmalar geliştirdi.
2007 yılında 5312 sayılı Kanun kapsamında acil müdahale planlarının hazırlanması konusunda dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı kapsamında petrol ve diğer zararlı maddelere müdahale konusunda operasyon ve destek gruplarına eğitim verilmesi ve Seviye 1 tatbikatlarının gerçekleştirilmesi çalışmalarında görev aldı.
2009 yılında hazırlanan BOTAŞ Risk Değerlendirme ve Acil Müdahale Planı, Bakanlık tarafından onaylanan ilk planlar arasında yer aldı.
Bu dönem, TULIP'in bugün Climate Resilience olarak tanımladığı yaklaşımın temellerinin atıldığı dönemdir.
2009 yılında ISO 14064 Sera Gazı Emisyonlarının Belirlenmesi ve Raporlanması konusunda Türkçe eğitim çalışmalarına başlayan TULIP, aynı dönemde ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi konusunda eğitim ve danışmanlık hizmetleri geliştirdi.
Karbon yönetimi ve iklim değişikliğine yönelik çalışmaların gelişmesiyle birlikte İKLİM KARBON ve SEASPILL markaları 2012 yılında tescil edildi.
2011 yılında Çevre Danışmanlığı Yetki Belgesi alınarak çevre danışmanlığı hizmetleri faaliyet alanlarına dahil edildi.
2012–2015 döneminde büyük endüstriyel kazaların yönetimi kapsamında güvenlik raporları, risk değerlendirmeleri ve acil müdahale planları konusunda danışmanlık hizmetleri verildi.
Bu çalışmalar TULIP'in çevre yönetimi ile risk ve dirençlilik yaklaşımını bir araya getirmesini sağladı.
2013 yılından itibaren kurumsal sürdürülebilirliğin iş süreçlerine entegre edilmesine yönelik danışmanlık programları geliştirildi.
2017 yılında Kurumsal Sürdürülebilirlik Sertifika Programı, 2018 yılında ise entegre ve sürdürülebilir raporlama çalışmaları başlatıldı.
Bu dönemle birlikte TULIP'in odağı çevresel uyumdan daha geniş bir perspektife taşınarak sürdürülebilirlik stratejisi, yönetim, performans ve raporlama alanlarına genişledi.
2020 yılında Sürdürülebilir Şehirler Eğitim Programı oluşturuldu.
Şehirlerin sürdürülebilirlik performans göstergeleri, iklim riskleri, dirençlilik ve raporlama konuları TULIP'in çalışma alanlarına dahil edildi.
Böylece şirket ölçeğindeki sürdürülebilirlik yaklaşımının yanında şehir ve toplum ölçeğinde dirençlilik çalışmaları da geliştirildi.
2022 yılında TULIP'in çalışmalarında yeni bir dönem başladı:
Net Sıfır Yolculuğu.
Kurumların mevcut emisyonlarını değerlendirmesi, azaltım hedefleri oluşturması ve net sıfıra geçiş yol haritalarını geliştirmesine yönelik danışmanlık hizmetleri oluşturuldu.
Böylece TULIP'in yaklaşımı: Sürdürülebilirlik → İklim → Dirençlilik → Net Sıfır ekseninde gelişti.
Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'nın gelişmesiyle birlikte TULIP, TSRS 1 ve TSRS 2 kapsamında eğitim ve danışmanlık hizmetlerini geliştirdi.
İklim riskleri, sürdürülebilirlik performansı, yönetişim, strateji, risk yönetimi, metrikler ve hedefler arasındaki bağlantıyı ele alan uygulamalı çalışmalar oluşturuldu.
Bugün TULIP, geçmişten gelen çevre ve sanayi deneyimini iklim dönüşümü ve net sıfır perspektifiyle birleştirmektedir.
Çalışmalarımız dört temel aşamada şekillenmektedir:
Fiziksel ve geçiş risklerini belirlemek, iklim risklerinin kurum üzerindeki finansal, operasyonel ve stratejik etkilerini değerlendirmek.
Kurumların iklim değişikliğine uyum kapasitesini, afet ve acil durum hazırlığını, operasyonel dayanıklılığını ve değişen koşullara karşı esnekliğini güçlendirmek.
Karbon ayak izini ölçmek, emisyon azaltım hedeflerini belirlemek ve bilimsel temelli, uygulanabilir net sıfır dönüşüm yol haritaları oluşturmak.
Sürdürülebilirlik ve iklim performansını kurumsal stratejiye, yönetişime, yatırım kararlarına, operasyonlara ve raporlamaya entegre ederek geleceğe hazır kurumlar oluşturmak.

Telif Hakkı © 2026 TULIP SURDURULEBİLİRLİK MERKEZİ EĞİTİM VE DANIŞMANLIK LTD.ŞTİ. - Tüm Hakları Saklıdır.
TULIP -GRI COMMUNITY MEMBER
Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.
Net Sıfır,
İnsan kaynaklı artık sera gazı emisyonlarının belirli bir süre boyunca ve belirli sınırlar dahilinde insan kaynaklı emisyonlarla dengelendiği durum. Kuruluşların net sıfıra ulaşması için TULIP olarak ISO Net Sıfır Rehberi esas alınarak ve Bilim Temelli Hedeflerle danışmanlık desteğimiz sürüyor. Bu kapsamda , atölye çalışmalarıyla birlikte çözümlerimiz;
- Kurumun bet sıfır hedeflerinin belirlenmesi
- Karbon ve su ayak izinin hesaplanması
-Net sıfır için stratejik hedefler ve uygulama hedefleri
-Sürdürülebilirlik Stratejilerinin Oluşturulması-Raporlama